Kategori arşivi: Makaleler

Siyasal Sistemin İstikrarı Üzerine

İhtiyaçlarını tek başlarına karşılayamadıkları için toplum halinde, birlikte yaşayan insanlar; aralarında doğrudan veya dolaylı, iradî ya da gayrı iradî belirli ilişkiler kurarlar. Söz konusu ilişkilerin içerisinde cereyan ettiği sosyal yapı; bir yandan işbirliği ve kollektif eylemlerle bağlantılıyken diğer yandan da çatışma ve uzlaşmazlıklarla bağlantılıdır. … Okumaya devam et

Felsefe, Genel, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Felsefenin Temel Fonksiyonları Üzerine

Bilgi; insan zihninin, düşünülebilen şeylerle (ideler ya da objeler) arasında kurmuş olduğu bağdır. Bu bağ; insanın düşünme evrenini ifade eden mantık zemininde gerçekleşir. Düşünme evreninin yani mantığın unsurları; kavramlar, hükümler (önermeler–tanımlar) ve akıl yürütmelerden müteşekkildir. Kavram; idenin ya da objenin zihindeki tasavvurudur. Hüküm; kavramın hassasının, öz-anlamının belirlenmesi yani … Okumaya devam et

Felsefe, Genel, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Bir Siyasal Sistemi Diğerlerine Tercih Üzerine

1942 yılında Birleşik Krallık’ta, hükümet tarafından hazırlattırılan bir raporda (The Beveridge Report) bireysel varoluşu çürüten beş büyük toplumsal kötülük (five giants: want, idleness,  squalor, ignorance, disease) şöyle sıralanmaktadır: Mülkiyet dağılımından neşet eden yoksulluk, istihdam imkansızlığından kaynaklanan işsizlik, barınacak yer temin  edememekten doğan sefalet, eğitim eksikliğinden hasıl olan cehalet ve yetersiz sağlık hizmetlerinden türeyen bin bir … Okumaya devam et

Felsefe, Genel, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyaset Felsefesi, Pozitivizm ve Historisizm Üzerine

Siyaset felsefesi, toplumsal ve siyasal hayatla ilgili problemlere bir takım çözümler bulmak üzere ortaya çıkan düşünsel bir formdur. Bu düşünsel formda hedeflenen, insanî-toplumsal düzenin nasıl olması gerektiğine yönelik teorik bir zemin hazırlamaktır. Söz konusu zeminin yegâne kriteri de rasyonaliteye ve … Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Çağdaş Siyasi Akımlar ve Devlet

Sosyolojik tanımlamasıyla “kurumsallaşmış siyasal iktidar tipi” ve “emretme yetkisini elinde bulunduran güç” olarak devlet; tarihte görülen muhtelif örgütlenmelerin her zaman için en buyurgan ve en kapsayıcı olanıdır. Dün ve bugün olduğu gibi, yakın gelecekte de beklenen odur ki gerçek egemenliğin sınırları, devletin sınırlarını aşamayacak ve en … Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Direnme Hakkı ve Sivil İtaatsizlik Üzerine

Kurumsallaşmış siyasal iktidar formu olarak devletin varlığını “meşru” kabul eden temelde iki teoriden bahsetmek mümkündür. Birincisi; devleti, “erdemli toplumun ve erdemli ferdin varlığını temin eden, kollektif iyiliğin en yüksek görünümü ve ahlakın cisimleşmiş şekli, itaatin mutlak gerekli olduğu kutsal kefalet”[1] şeklinde değerlendiren klasik organizmacı teori; … Okumaya devam et

Hukuk, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Tanrı Kanıtlamalarının Değeri Üzerine

Hayatın ve varlığın izahı hususunda felsefî bir disiplin olan metafizik ve dinî bir disiplin olan teolojinin müşterek çabalarından belki de en önemlisi Tanrı kanıtlamalarıdır. Metafizik açısından Tanrı kanıtlamaları rasyonel-mantıksal bir varlık sisteminin inşası için zorunlu görülürken; teoloji açısından vahye dayalı inanç ve davranışların esasta rasyonel olduklarını temellendirmek ve … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Immanuel Kant’ın İnsan Anlayışı Üzerine

Çağdaş felsefenin bir anlamda kaynağı sayılan Immanuel Kant (1724 – 1804) “İnsan nedir?” sualini müstakil bir felsefe sorunu haline getiren ilk filozoftur. Kant’ın, insanın otonom bir varlık olduğunu göstererek felsefî antropolojinin temellerini attığını söylemek de mümkündür.

Felsefe, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Kreasyonizm İspat Edilebilir mi?

Varlığın nasıl izah edileceği ve nasıl anlamlandırılacağına dair, tarih boyunca esasta iki büyük cereyanın, iki büyük akımın rekabet ettiğini söylemek herhalde yanlış olmayacaktır: Farklı formlarda görünmekle birlikte, bir tarafta akla uygun ya da değil inancı ölçü olarak benimseyen “din” diğer tarafta ise … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Descartes’in İnsan Tasavvuru Üzerine

Modern insan tasavvurunun icadında en önemli pay şüphesiz Fransız Filozof Descartes’a (1596 – 1650) aittir. Descartes’a göre insan; ruh ve bedenden mürekkep bir varlık olup, onu hayvanlardan ayıran asıl yön, sahip olunan ruhtur. Ruh ve beden tabiatları gereği birbirinden tamamıyla … Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı