Rektör Sıddık Sami ONAR’dan Rektör Cavit BİRCAN’a Üniversitede Zihniyet Değişimi

Sıddık Sami ONAR; 1957-1963 yılları arasında İstanbul Üniversitesi’nin rektörlüğünü yürüten “hukuk profesörü”… Askeri Cunta-Millî Birlik Komitesi’nin “kardeş kavgasına son vermek ve laiklik ilkesine aykırı uygulamaları durdurmak” bahanesiyle yaptığı meşum 27 Mayıs 1960 Darbesinin sivil mimarlarından… Hem darbe kışkırtıcısı hem de darbeye “meşru” diyebilen bir “hukukçu”… “28 Nisan 1960 ile 27 Mayıs 1960 arasında yüzlerce CHP’li gencin öldürüldükten sonra kamyonlarla mezarlıklara götürülüp gizlice gömüldüğü, bir kısmının da hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılıp toz haline getirildiği” yalanını yaymaktan imtina etmeyen; onlara “Hürriyet Şehitleri” diyerek “Üniversite Yönetim Kurulu”ndan, “memleketi hürriyete kavuşturmak için şehit düşenler adına anıt inşa etme” kararı aldırtan; iddiaların yalan olduğu ortaya çıkınca da “Naaşları belki bulamayacağız ama ölülerimiz vardır.” diye konuşabilen bir “akademisyen”… Darbeye “meşruiyet” kılıfı giydirebilmek için, darbenin yapıldığı gün rektörü olduğu İstanbul Üniversitesi personeli Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Hüseyin Nail Kubalı, Ragıp Sarıca, Naci Şensoy, Tarık Zafer Tunaya ve İsmet Giritli gibi bir grup “profesör” arkadaşıyla birlikte askerî uçağa binip, Ankara’ya giden; 28 Mayıs günü kendilerine Ankara’da iştirak eden diğer bir grup “profesör” Muammer Aksoy, İlhan Arsel ve Bahri Savcı ile beraber bir komisyon kurup (Onar Komisyonu), Cunta-Millî Birlik Komitesi’ne “Bugün içinde bulunduğumuz durumu adî ve siyasî bir hükûmet darbesi saymak doğru değildir.” cümlesiyle başlayan “rapor” hazırlayan; “Demokrat Parti’nin yönetimi altında siyasal iktidarın kişisel ve sınıfsal hırs nedeniyle tamamen yozlaştığını, bu yüzden devletin artık topluma hizmet etmediğini ve Demokrat Parti’nin yasal olarak iktidara gelse bile yasallığın bununla ilgili olmadığını; bir hükümetin meşruluğunun iktidara geliş biçimiyle değil, onun anayasaya, basın, ordu, üniversite gibi kurumlara olan saygısıyla sağlandığını; Demokrat Parti’nin bu saygıyı göstermediği ve bu nedenle iktidarının meşruluğunu yitirdiğini” iddia eden “rektör”…

                Cavit BİRCAN iseAydınAdnan Menderes Üniversitesi’nin 2014 tarihinde atanan 1971 doğumlu genç rektörü… 27 Mayıs Darbesi’nin sene-i devriyesi münasebetiyle 28 Mayıs’ta gazetelere tam sayfa verdiği ilanda şunları söylüyor:

“55. YILDÖNÜMÜNDE DARBECİ VE VESAYETÇİ ANLAYIŞI KINIYORUZ”

“Demokrasi tarihimizde yaşanan travmaların başlangıcı olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesi “Milli İradenin” baskı altına alındığı kara bir gün olarak hatırlanmaktadır. Demokrasiye ket vurularak halk iradesinin yok sayıldığı ve milletin gönlünde derin acılar bırakan darbenin 55. yıl dönümü vesilesiyle her türlü darbeci ve vesayetçi anlayışı kınıyoruz. Türkiye siyasetinde demokrasinin mimarı olan merhum Başbakan Adnan Menderes’in adını gururla taşıyan Üniversitemiz, demokrasi ve kardeşliğin tesisi için her türlü bilimsel ve akademik çalışma yapmaya hazırdır. Demokrasi tarihimize damgasını vuran Menderes ve arkadaşları ülkemize ve milletimize yaptığı hizmetler dolayısıyla asla unutulmayacaktır. 27 Mayıs 1960 darbesinin 55. yıl dönümünde, demokrasi şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz”.

Rektör Prof. Dr. Cavit BİRCAN’ı tebrik edip; Demokrat Parti’nin bugünkü versiyonu Ak Parti iktidarı sayesinde gerçek üniversite ve gerçek demokrasi yolunda hayli mesafe katettiğimizi söylesem, abartmış mı olurum acaba, ne dersiniz???

Bu yazı Güncel Yazılar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.