Kategori arşivi: Felsefe

Tanrı Kanıtlamalarının Değeri Üzerine

Hayatın ve varlığın izahı hususunda felsefî bir disiplin olan metafizik ve dinî bir disiplin olan teolojinin müşterek çabalarından belki de en önemlisi Tanrı kanıtlamalarıdır. Metafizik açısından Tanrı kanıtlamaları rasyonel-mantıksal bir varlık sisteminin inşası için zorunlu görülürken; teoloji açısından vahye dayalı inanç ve davranışların esasta rasyonel olduklarını temellendirmek ve … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Bireysel Özerklik, Azınlık Hakları, Çokkültürlülük Ve Ethik Eksende Barış

Yeryüzündeki mevcut hemen hemen her ülkenin etnisite, lisan ve inanç bakımından muhtelif farklılıklardan müteşekkil olduğu bilinen bir gerçektir. Son dönemlerde yapılan araştırmalara göre dünyada yaklaşık beş bin etnik grup, altı yüz lisan grubu ve yirmi büyük inanç grubu bulunmaktadır. Bu … Okumaya devam et

Felsefe, Hukuk, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

İslamî-Siyasî Düşüncenin Meşruiyeti Üzerine

Siyaset; genel anlamıyla toplum halinde yaşayan insanların hayatlarını tanzim ederken tabi olacakları kuralları belirlemek, muhafaza etmek ve gerektiğinde değiştirmek üzere gerçekleştirdikleri faaliyetlerin bütünüdür. Bu düzenlemelerin nasıl yapılacağı hususunda muayyen bir ittifakın bulunduğunu söylemek hayli zor. Bundan ötürüdür ki siyaset, işbirliği … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Immanuel Kant’ın İnsan Anlayışı Üzerine

Çağdaş felsefenin bir anlamda kaynağı sayılan Immanuel Kant (1724 – 1804) “İnsan nedir?” sualini müstakil bir felsefe sorunu haline getiren ilk filozoftur. Kant’ın, insanın otonom bir varlık olduğunu göstererek felsefî antropolojinin temellerini attığını söylemek de mümkündür.

Felsefe, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Kreasyonizm İspat Edilebilir mi?

Varlığın nasıl izah edileceği ve nasıl anlamlandırılacağına dair, tarih boyunca esasta iki büyük cereyanın, iki büyük akımın rekabet ettiğini söylemek herhalde yanlış olmayacaktır: Farklı formlarda görünmekle birlikte, bir tarafta akla uygun ya da değil inancı ölçü olarak benimseyen “din” diğer tarafta ise … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Philosophia, Philosophos, Sophist / Felsefe, Filozof, Sofist / Türkiye / İslam

İslam Dünyası’nda ve Türkiye’de kıymeti takdir edilmese de belirli bir seviyede herkes için özgürlük, herkes için eşitlik ve herkes için ekonomik refah sunan Batılı “Hukuk Devleti”nin yaratıcısı şüphe yok ki “rasyonel” düşüncedir… Rasyonel düşünce; philosophia (felsefe) demektir… Etimolojik açıdan Philosophia … Okumaya devam et

Felsefe, Polemikler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Descartes’in İnsan Tasavvuru Üzerine

Modern insan tasavvurunun icadında en önemli pay şüphesiz Fransız Filozof Descartes’a (1596 – 1650) aittir. Descartes’a göre insan; ruh ve bedenden mürekkep bir varlık olup, onu hayvanlardan ayıran asıl yön, sahip olunan ruhtur. Ruh ve beden tabiatları gereği birbirinden tamamıyla … Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Bilgi Üzerine

Bilgi; süje ile obje arasında kurulan bağdır. Süje, insan; obje ise insanın bilmek istediği her şey olabilir. İnsan, varlığı-eşyayı bilmek isteyebileceği gibi; kendini, kendi hayatını da bilmek isteyebilir. Bilmek; anlamak, açıklamak ve kontrol altına almaktır. Hayatı ve varlığı bilmenin elbette … Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Metafizik ve Teoloji Üzerine

Hayatın ve varlığın nasıl açıklanacağı ve nasıl anlamlandırılacağına dair, tarih boyunca esasta iki büyük cereyanın, iki büyük akımın rekabet ettiğini söylemek herhalde yanlış olmayacaktır: Farklı formlarda görünmekle birlikte, bir tarafta akla uygun ya da değil inancı ölçü olarak benimseyen “din”, diğer tarafta … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi, Makaleler kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

İslami Teoloji (Kelam) Üzerine

İslamî teolojinin (Kelam) temel teşekkül nedeni; Emevî Saltanatı (661-750) ile İslam toplumunda başlayan siyasal kurumsallaşma, devletleşme sürecidir. Açıktır ki heterojen bir toplumsal yapıda cereyan eden insanî ilişkiler, homojen bir cemaatten ibaret olan “Asr-ı Saadet” dönemi İslam toplumundaki gibi, yalnızca ahlak ilkelerine bağlı … Okumaya devam et

Felsefe, İslam Felsefesi kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı