Prof. Dr. Neşet TOKU

Tortum/Erzurum’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini müteakip, 1985 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. 1989’da mezun oldu. Aynı üniversitede 1995’te Doktora öğrenimini tamamladı. 2003’te Doçent; 2009’da Profesör oldu. Halen, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır…

Yıkılupdur bu cihan sanma ki bizde düzele / Devleti çerh-i denî verdi kamu mübtezele / Şimdi ebvâb-ı saadetde gezen hep hazele / İşimiz kaldı heman merhamet-i Lem-yezel’e…     {III. Mustafa}

 Baş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn içün / Allah’adır tevekkülümüz i’timadımız / Biz müttekâ-yi zerkeş-i câha dayanmazız / Hakk’ın kemâl-i lûtfunadır istinâdımız…     {Bakî}

Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir / Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten…   {Namık Kemal} 

Muarradır feza-yı feyzimiz şeyn-i temennadan / Bize dâd-ı ezeldir zîrden bâlâdan istiğna / Çekildik neşve-i ümitten tûl-i emellerden / Ol Mecnun’uz ki ettik vuslat-ı Leyla’dan istiğna…      {Abdullah Cevdet}

Sen sana ne sanırsan, ayruğa da onu san / Dört kitabın manası, budur eğer var ise…    {Yunus Emre

                                               

WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Amerikan Okullarındaki “Ant” (Pledge of Allegiance / Bağlılık Yemini) Üzerine

AKP’nin; Türkiye’deki Kürt sorunuyla alakalı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair “çözüm süreci” uygulamaları çerçevesinde, gerçekleştirdiği icraatlardan biri de “öğrenci andı” olarak yazılan ve 1933′ten beri ilköğretim okullarında okutulan, tek-parti diktatörlüğüne mahsus metni, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 yılında çıkardığı yeni bir yönetmelikle güya kaldırmasıdır. Aslında kaldırılan bir şey yok… Metin ilköğretim kitaplarında 2021 yılı itibarıyla halâ duruyor… Şiarı “…mış gibi görünmek”; “dindar-mış, demokrat-mış, milli-imiş, yerli-imiş, vs.” olan AKP bu hususta da “kaldır-mış” gibi görünüyor… Okumaya devam et

Eğitim, Güncel Yazılar, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasî Eşitlik Üzerine

Fransız  filozof J. J. Rousseau; “İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı” üzerine yaptığı incelemede,  idealindeki ülkeyi tasvir ederken mealen şöyle diyor: “Seçecek durumda olsaydım, insanların özgürce yaşadığı; devletin ve halkın çıkarlarının aynı olduğu, hukuktan başka efendinin bulunmadığı, yalnızca kanunların otoritesiyle güvenliğin sağlandığı; yurt sevgisinin kuru toprak sevgisi olmaktan çıkarılıp, yurttaş sevgisi haline getirildiği, yönetime sadece yurttaşların en yetenekli, en dürüst ve en erdemli olanlarının seçildiği bir ülkede yaşamak isterdim. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

“Cumhuriyetin Temel İlkeleri” Üzerine

Demokrasi üzerine kaleme aldığı kitaplarıyla efsanevi bir üne sahip olan ABD’li siyaset teorisyeni Robert A. DAHL; siyasal sistem anlamında “cumhuriyet” ve “demokrasi” (respublicus – demokratia) ayrımlarının esas itibarıyla ait oldukları dillerden, Latince ve Yunanca arasındaki farktan ibaret olduğunu söylerken elbette sistemin Atinalılar tarafından icat edildiği günden bugüne pratikte değişik görünümlerinin bulunmadığını ve tedrici bir gelişim seyri takip etmediğini kastetmiyordu.[1] Kastettiği şey yönetim formunun bina edildiği temel ilkelerin hep aynı kaldığıydı. O ilkeler de “siyasî eşitlik” ve “rızaya dayalı yönetim”dir… Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Karl Marx’ın Siyaset Felsefesi

Sosyalizmin kurucu babalarından Karl Marx (1818-1883); Prusya Krallığı’nın (Almanya) Treves (Trier) kentinde, Yahudi haham bir aileye mensup olan fakat daha sonra Protestanlığı seçen, avukat/yargıç Herschel Marx’ın sekiz çocuğundan ikincisi olarak dünyaya gelmiştir. Treves şehri, on dokuzuncu yüzyılın başlarında, muhtelif nedenlerden ötürü, meskun Yahudiler arasında yoğun Hıristiyanlaşma hareketlerinin yaşandığı bir bölgedir. Alt tabakalara mensup Yahudilerin din değiştirmeleri pek fazla dikkat çekmezken, şehrin yargıcı Herschel Marx’ınki bir hayli dikkat çeker. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Jean-Jacques Rousseau’nun Siyaset Felsefesi

Jean-Jacques ROUSSEAU (1712-1778), şüphe yok ki on sekizinci yüzyıl Avrupa entelektüel tarihi üzerinde en derin etkiyi yaratan düşünürlerin başında gelmektedir. Başka hiç kimse hem hayatı hem de eserleriyle yaşadığı toplumda onun kadar heyecan uyandırmamış ve yine hiç kimse onun kadar statükoyu rahatsız etmemiştir. Aydınlanmanın sonuçlarına hem o kadar düşman hem de onun kazandırdığı siyasal kimlikten onur duyan Rousseau’dan başka bir düşünür bulunmamaktadır.  Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

John Locke’un Siyaset Felsefesi

Liberal demokrasinin en önemli temsilcilerinden John Locke (1632–1704); I. Charles’ın İngiltere’de tahta çıktığı ve parlamento desteği olmaksızın ülkeyi yönetmeye teşebbüs ettiği günlerde, 1632’de Wrington-Somerset’te dünyaya geldi. İngiltere için bu dönem, aynı zamanda hem dinî tolerasyon hem politik ve ekonomik güçlenme hem de ulus-devlet transformasyonlarının yaşandığı dönemdir.  Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

İstanbul Sözleşmesi Üzerine

İstanbul Sözleşmesi; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi‘nin 11 Mayıs 2011 tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıda “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” (Council of Europe Convention on Preventing and Combating Violence Against Women and Domestic Violence) başlığıyla imzaya açılan ve o günlerde canhıraş bir biçimde Avrupa Birliği yolunda koşturan AKP iktidarının Türkiye adına imzaladığı uluslar arası bir sözleşme…  Okumaya devam et

Güncel Yazılar, İnsan Hakları, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasî iktidarların Tabii Ömürleri Üzerine

Sosyal bilimlerde iktidar (power) kavramı genellikle toplumsal ilişkilerde insanların davranışlarını kendi menfaatleri veya iradî tercihleri hilafına, şiddet ya da manipülasyon taktikleriyle farklı yönlere kanalize etme becerisi olarak tanımlanır. Kamusal organizasyonlarda, emretme yetkisini tekelinde bulunduran güç anlamındaki siyasî otorite (authority) de umumiyetle iktidar şeklinde tasvir edilir ise de otoritenin farkı, her halükârda meşruiyet (legitimacy) çerçevesinde uygulanmasıdır. Otorite meşruiyete endeksli değilse yalnızca iktidardır. Zorba bir muktedir; cebren ve hile ile iktidarını sürdürüyorsa meşruiyetinden bahsedilebilir mi? Okumaya devam et

Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Bir Siyasal Sistemi Diğerlerine Tercih Üzerine

1942 yılında Birleşik Krallık’ta, hükümet tarafından hazırlattırılan bir raporda (The Beveridge Report) bireysel varoluşu çürüten beş büyük toplumsal kötülük (five giants: want, idleness, squalor, ignorance, disease) şöyle sıralanmaktadır: Mülkiyet dağılımından neşet eden yoksulluk, istihdam imkansızlığından kaynaklanan işsizlik, barınacak yer temin  edememekten doğan sefalet, eğitim eksikliğinden hasıl olan cehalet ve yetersiz sağlık hizmetlerinden türeyen bin bir çeşit hastalık… Denilebilir ki İngiltere’de toplumsal yeniden yapılanmaya ve refah devleti (welfare state) de denilen sosyal devlete karşılık gelen “çağdaş (contemporary) siyasal sistem”in inşası; bu beş büyük toplumsal kötülüğe dair önerilen çözümler sayesinde mümkün olmuştur. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Otokratik Yönetimin Kaynakları Üzerine

Otokrasi; tek-adamın şahsında temerküz eden siyasal egemenliğin ya da devlet erkinin, tebaa ya da yurttaş olan insanların rızası aranmaksızın, yukarıdan aşağıya doğru topluma dayatıldığı yönetim tarzını ifade eder. Hiyerarşik emirlere sorgulanmaksızın itaat ya da askerler gibi emir-komuta zincirinde astın, üste bağımlılığı yönündeki katı ısrar otokrasinin temel niteliğidir. Bu nevi bir sistemde yönetimin icraatlarının meşru ya da gayrimeşruluğunu denetleyebilecek herhangi bir merci yoktur. Devletin yürütme fonksiyonu da yasama fonksiyonu da yargı fonksiyonu da otokrat idarecinin keyfine bağlıdır. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı