Muhacir-Ensar Retoriği ve Suriye Mültecilerinin Dramı

Aristoteles’e göre; retorik, doğru ya da yanlış herhangi bir konuyla ilgili olarak muhatap kitleyi ikna etmeyi sağlayan sanattır. Temel işleviyse sözlü anlatımın ya da değerlendirmenin realiteye uygunluğunu ispatlamak (demonstrasyon) değil, sofistike akıl yürütme ile hatibin argümanlarının kabulünü sağlamaktır. Mesela, Antik Yunan dünyasında yaşayan ilk retorikçi hatiplerin; “Evrende hareket yoktur.” argümanından  hareketle “O halde Akhilleus yarıştığı bir kaplumbağayı geçemez.” hükmünü ileri sürmeleri bu kabil bir akıl yürütmedir… Okumaya devam et

Genel, Güncel Yazılar kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Coronavirus Karşısında Bilim-Perestler ve Menfaat-Perestler

Aralık 2019‘da Çin‘in, Wuhan kentinde ortaya çıkan ve bilahare tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan salgın hastalık Coronavirus (COVID-19)Mart 2020 itibarıyla Avrupa üzerinden İstanbul’a seyahat eden bir şahıs vasıtasıyla maalesef Türkiye’ye de sıçradı. Wuhan’da, her türlü hayvanın satıldığı (yılan, çıyan, yarasa, kedi, köpek, vs. vs.) bir pazarda; hayvanlardan, insanlara bilahare de insanlardan, insanlara bulaşan, solunum yolu belirtileri ile (ateş, öksürük, nefes darlığı) görülen bu hastalık, küresel ölçekte son yılların en büyük sağlık krizine dönüşmüş durumda.  Okumaya devam et

Felsefe, Genel, Güncel Yazılar, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Ulu’l emr’e İtaat mi Hukuka İtaat mi?

Toplumsal düzen şüphesiz kurallarla kabildir. Tabi olunan kurallar muayyen tekil bir egemen gücün irade beyanı olabileceği gibi, aklıyla hakikati kavrayan eşit öznelerin uzlaşma ve mutabakatı anlamında kamusal gücün (hukuk-u ibad) irade beyanı da olabilir. Ancak düzenin varlığı adaletin varlığına da delalet etmez. Muayyen tekil bir egemen gücün irade beyanının alelıtlak gayrı adil olacağı elbette söylenemez. Onun; kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutan despotik bir tiranın irade beyanı olması ne kadar mümkün ise herkesin iyiliğini ve adaleti gözeten Platonik bir filozof kralın irade beyanı olması da o kadar mümkündür. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Felsefe Geleneği Üzerine Konuşmak

Şüphe yok ki insan dışında hiçbir canlı hayata ve varlığa dair kaygı ve merak içerisinde değildir. Varoluş, hayvanlar için o kadar doğal, o kadar doğal bir şeydir ki ona dikkat bile etmezler. Ancak zihinsel-düşünsel melekeleri bakımından herhangi bir insan aşağı seviyelerde ise varoluş ona da doğal gelir. İnsanla hayvan arasında farklılığa yol açan yegâne nitelik onun rasyonel hassesidir. Doğrusunu söylemek gerekirse her insanda bulunmayan özel felsefî yetenek de zaten rasyonel hasse ile ilgilidir ve her gün olup biten rutin fenomenler karşısındaki kaygı ve merak duygusunun kaynağı da budur. Okumaya devam et

Felsefe, Genel, Güncel Yazılar kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasi Etik Üzerine

Modernitenin zorunlu sonuçlarından ve en önemli açmazlarından biri şüphesiz ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkilerin birbirinden koparılmasıdır. Hiyerarşik bir siyasal yapılanma olan ve meşruiyetini “din”den alan “aristokrasiler”eşitlik ve özgürlük idealleriyle yıkılıp, yerlerini meşruiyetini halktan ve rasyonel temelli insan hakları öğretisinden alan yeni rejim demokrasilere (cumhuriyetlere) terk edince ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkiler de zorunlu olarak terk edilmiştir. Okumaya devam et

Ethik, Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Yanlış Cumhuriyet

29 Ekim 2019 günü, kendilerine Atatürkçü diyen echel-i cüheladan tecehhül etmiş cahil bir güruh tarafından “cumhuriyet kutlamaları” adı altında, İstanbul metrosunda gerçekleştirilen taciz gösterileri (https://www.youtube.com/watch?v=yh214bm9LZc) sosyal medyada yayınlanınca kamuoyu nezdinde sadece tepki toplamakla kalmadı, Türkiye’nin düşünce ufkunu kısıtlayan büyük tabunun, özünde en ufak bir değişikliğe uğramadan bugün dahi hayatiyetini sürdürdüğünü gösterdi. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

CHP, Dikta İdeolojisi ile Seçim Kazanabilir mi?

Kasım 2019 itibarıyla yaşanan CHP kaynaklı bazı olaylar; 10 Kasım anma törenleri bahanesiyle İstanbul metrosunda sergilenen taciz girişimleri (https://www.youtube.com/watch?v=yh214bm9LZc) ve TBMM, Meclis Genel Kurulu’nda bazı kanunlarda değişiklik öngören tekliflerin görüşülmesi esnasında CHP grup başkan vekili Engin ÖZKOÇ tarafından, AKP grup başkan vekili Özlem ZENGİN’e yönelik sarf edilen “Bu kadına haddini bildiriniz.” (https://www.youtube.com/watch?v=SW1OyGX524w) sözleriyle gündem oluşturan “ikinci Ecevit-Kavakçı vakası” gibi çıkışlar, CHP’nin 1950 öncesi ideolojisi, dikta ideolojisini yeniden akıllara getirdi…  Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyaset Felsefesi, Pozitivizm ve Historisizm Üzerine

Siyaset felsefesi, toplumsal ve siyasal hayatla ilgili problemlere bir takım çözümler bulmak üzere ortaya çıkan düşünsel bir formdur. Bu düşünsel formda hedeflenen, insanî-toplumsal düzenin nasıl olması gerektiğine yönelik teorik bir zemin hazırlamaktır. Söz konusu zeminin yegâne kriteri de rasyonaliteye ve realiteye uygunluktur.[1] Siyaset felsefesinin anlamı, Antik Yunan dünyasında ortaya çıktığı andan itibaren daima açık olmuştur. O da siyasal iyinin, iyi hayatın ya da iyi toplumun doğru bilgisine yönelmektir. Şüphesiz, her siyasal eylem ya mevcut toplumsal yapıyı muhafaza etmeyi ya da değiştirmeyi hedefler. Okumaya devam et

Felsefe, Makaleler, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

AKP’nin İrtifa Kaybına Çare: Yeni Ömerler

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’nden bazı cümleler şöyleydi: Partimiz; temiz kadroların öncülüğünde, siyaseti yeniden milletle buluşturmak için kapsamlı bir programla umut ve güven dolu bir geleceği yeniden tesis etmek üzere yola çıkmıştır. Ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğini, modernleşme sürecimizin doğal sonucu olarak görmektedir. Avrupa ile bütünleşmemize karşı çıkan çevrelerin; milli egemenlik, milli güvenlik, milli çıkar, milli ve yerel kültür konularındaki ideolojik yaklaşımları Kopenhag Kriterleri’nin (Demokrasi, Hukukun Üstünlüğü, İnsan Hakları, Azınlıklara Saygı, Serbest Piyasa Ekonomisi, Topluluk Müktesebatına Uyum) hayata geçirilmesini geciktirmektedir. Okumaya devam et

Güncel Yazılar kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

“Dava” Üzerine

Kemalci Oligarşi’nin “sözde cumhuriyet” manipülasyonlarıyla genelde tüm halka, özeldeyse Müslüman Türklere ve Kürtlere yönelik 80 küsur yıllık baskı ve zulümleri karşısında; “adalet, özgürlük, eşitlik” söylemiyle girmiş olduğu 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde en yüksek oy oranıyla iktidara gelen AKP; iktidarının üçüncü dönemi olan ve Genel Başkan Tayyip ERDOĞAN’ın “ustalık dönemi” olarak nitelediği 12 Haziran 2011 sonrası günlerde, 12 Eylül 2010 Referandumu vesilesiyle kurtulmuş olduğu her türlü vesayet ve kurumsal denetimi de fırsat bilerek, kurucu ilkelerine aykırı icraatlarda bulunmaya ve yolsuzluk, rüşvet, irtikap,  suiistimal gibi fiillerle anılmaya başlayınca hem  halk nezdinde diğer partilere nispetle yüksek olan ahlakî üstünlüğünü kaybetmiş hem de yıllardır tek başına elde tuttuğu iktidarını kaybetme sürecine girmiştir. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı