Sıradanlığın Kötülüğü Üzerine

Sıradanlığın Kötülüğü” ifadesi; Hannah ARENDT’in, Türkçe’ye “Kötülüğün Sıradanlığı” başlığıyla çevrilen, “Eichmann in Jerusalem A Report on the Banality of Evil” adlı kitabından mülhem… Orijinali rapor olan bu çalışmasında ARENDT; özelde, Nazi Almanya’sında, nihai aşamada soykırıma dönüşen Yahudi tehciri olayının organizatörü SS Subayı Yarbay Adolf Eichmann’ın, mağlubiyetle sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaş suçlularının yargılandığı Nürnberg Uluslararası Askeri Mahkemesi’nden ve kendisiyle ilgili verilebilecek “ölüm cezası”ndan kurtulabilmek maksadıyla göz altındayken firar edip saklandığı Arjantin, Buenos Aires’te, İsrail ajanları tarafından Mayıs 1960’ta yakalanarak, kaçırılıp, getirildiği Kudüs’te, İsrail mahkemelerinde yargılandığı dava safahatını; geneldeyse totalitarizm ideolojisinin Almanya’da nasıl olup da yeşerebildiğini, kimlerin sayesinde nasıl yol aldığını, iktidarını kimler sayesinde nasıl sürdürdüğünü ve mukadder akıbetinin ne olduğunu tahlil etmektedir.[1]  Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Felsefenin Temel Fonksiyonları Üzerine

Bilgi; insan zihninin, düşünülebilen şeylerle (ideler ya da objeler) arasında kurmuş olduğu bağdır. Bu bağ; insanın düşünme evrenini ifade eden mantık zemininde gerçekleşir. Düşünme evreninin yani mantığın unsurları; kavramlar, hükümler (önermeler–tanımlar) ve akıl yürütmelerden müteşekkildir. Kavram; idenin ya da objenin zihindeki tasavvurudur. Hüküm; kavramın hassasının, öz-anlamının belirlenmesi yani tanımıdır (definition). Akıl yürütmeler ise hükümler arasında ilişki kurma indüksiyon, analoji veya dedüksiyondur. Okumaya devam et

Genel Felsefe, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasal Sistemin İstikrarı Üzerine

İhtiyaçlarını tek başlarına karşılayamadıkları için toplum halinde, birlikte yaşayan insanlar; aralarında doğrudan veya dolaylı, iradî ya da gayrı iradî belirli ilişkiler kurarlar. Söz konusu ilişkilerin içerisinde cereyan ettiği sosyal yapı; bir yandan işbirliği ve kollektif eylemlerle bağlantılıyken diğer yandan da çatışma ve uzlaşmazlıklarla bağlantılıdır. Bu nedenden ötürüdür ki yapısal ilişkilerde işbirliği değil de çatışma ön plana çıkarsa toplumun kendini kısır mücadelelerle tüketmemesi maksadıyla uzlaşmazlıklara şöyle ya da böyle gem vuracak, müşterek hayatı muayyen bir düzen çerçevesinde sürdürmeyi sağlayacak, fertlerin ve grupların (tabakaların veya sınıfların) üstünde duran ya da durduğu kabul edilen buna istinaden de kamu adına, kamuyu ilgilendiren her hususta emretme yetkisini tekelinde tutan bir merkezî güç tesisi gerekli olur. Okumaya devam et

Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasette Başarı Üzerine

Klasik-geleneksel düşünürler umumiyetle devleti “ahlakî değerlerin tecessüm etmiş hali, müşterek iyiliğin en yüksek görünümü ve itaatin mutlak gerekli olduğu kutsal bir kefalet” şeklinde görüp, siyaseti de yöneten-yönetilen ilişkisine yönelik bir erdemli toplum projesi olarak değerlendirirken; modern düşünürler, onu ya “meşru şiddeti tekelinde bulunduran güç” yahut “egemen sınıfın baskı aracı” ve yahut da “soyguncu bir çete” şeklinde görüp, siyaseti de erdemsiz toplum projesi diye değerlendirmektedirler. Okumaya devam et

Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Muhafazakâr-Demokratlar Bu Hale Nasıl Düştü?

3 Kasım 2002 seçimlerini kazanarak iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin; Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde bir hayli katkıda bulunduğu elbette inkâr edilemez. Bu katkının; 2010 Referandumu ile sona erdirilen “askeri vesayet” sonrası dönem, Genel Başkan R. Tayyip ERDOĞAN’ın “ustalık dönemi” olarak nitelendirdiği 2011 yılına kadar sürdüğü de pekâlâ söylenebilir. Demokratikleşmeye yapılan bu katkının; kuruluşunda “İslamî” kimliğini gizlemek maksadıyla kendisini “muhafazakâr demokrat” diye adlandıran Adalet ve Kalkınma Partisi’ne “irtica” nazarıyla bakan ve icraatlarına her hususta muhalefet eden eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER ve kurtulmaya çalışılan “askeri vesayet” sayesinde gerçekleştiğini söylemek hiç de abartılı bir iddia değildir.  Okumaya devam et

Güncel Yazılar, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Muhacir-Ensar Retoriği ve Suriye Mültecilerinin Dramı

Aristoteles’e göre; retorik, doğru ya da yanlış herhangi bir konuyla ilgili olarak muhatap kitleyi ikna etmeyi sağlayan sanattır. Temel işleviyse sözlü anlatımın ya da değerlendirmenin realiteye uygunluğunu ispatlamak (demonstrasyon) değil, sofistike akıl yürütme ile hatibin argümanlarının kabulünü sağlamaktır. Mesela, Antik Yunan dünyasında yaşayan ilk retorikçi hatiplerin; “Evrende hareket yoktur.” argümanından  hareketle “O halde Akhilleus yarıştığı bir kaplumbağayı geçemez.” hükmünü ileri sürmeleri bu kabil bir akıl yürütmedir… Okumaya devam et

Güncel Yazılar, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Coronavirus Karşısında Bilim-Perestler ve Menfaat-Perestler

Aralık 2019‘da Çin‘in, Wuhan kentinde ortaya çıkan ve bilahare tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan salgın hastalık Coronavirus (COVID-19)Mart 2020 itibarıyla Avrupa üzerinden İstanbul’a seyahat eden bir şahıs vasıtasıyla maalesef Türkiye’ye de sıçradı. Wuhan’da, her türlü hayvanın satıldığı (yılan, çıyan, yarasa, kedi, köpek, vs. vs.) bir pazarda; hayvanlardan, insanlara bilahare de insanlardan, insanlara bulaşan, solunum yolu belirtileri ile (ateş, öksürük, nefes darlığı) görülen bu hastalık, küresel ölçekte son yılların en büyük sağlık krizine dönüşmüş durumda.  Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Ulu’l emr’e İtaat mi Hukuka İtaat mi?

Toplumsal düzen şüphesiz kurallarla kabildir. Tabi olunan kurallar muayyen tekil bir egemen gücün irade beyanı olabileceği gibi, aklıyla hakikati kavrayan eşit öznelerin uzlaşma ve mutabakatı anlamında kamusal gücün (hukuk-u ibad) irade beyanı da olabilir. Ancak düzenin varlığı adaletin varlığına da delalet etmez. Muayyen tekil bir egemen gücün irade beyanının alelıtlak gayrı adil olacağı elbette söylenemez. Onun; kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutan despotik bir tiranın irade beyanı olması ne kadar mümkün ise herkesin iyiliğini ve adaleti gözeten Platonik bir filozof kralın irade beyanı olması da o kadar mümkündür. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Felsefe Geleneği Üzerine Konuşmak

Şüphe yok ki insan dışında hiçbir canlı hayata ve varlığa dair kaygı ve merak içerisinde değildir. Varoluş, hayvanlar için o kadar doğal, o kadar doğal bir şeydir ki ona dikkat bile etmezler. Ancak zihinsel-düşünsel melekeleri bakımından herhangi bir insan aşağı seviyelerde ise varoluş ona da doğal gelir. İnsanla hayvan arasında farklılığa yol açan yegâne nitelik onun rasyonel hassesidir. Doğrusunu söylemek gerekirse her insanda bulunmayan özel felsefî yetenek de zaten rasyonel hasse ile ilgilidir ve her gün olup biten rutin fenomenler karşısındaki kaygı ve merak duygusunun kaynağı da budur. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Güncel Yazılar, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasi Etik Üzerine

Modernitenin zorunlu sonuçlarından ve en önemli açmazlarından biri şüphesiz ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkilerin birbirinden koparılmasıdır. Hiyerarşik bir siyasal yapılanma olan ve meşruiyetini “din”den alan “aristokrasiler”eşitlik ve özgürlük idealleriyle yıkılıp, yerlerini meşruiyetini halktan ve rasyonel temelli insan hakları öğretisinden alan yeni rejim demokrasilere (cumhuriyetlere) terk edince ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkiler de zorunlu olarak terk edilmiştir. Okumaya devam et

Ethik, Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı