“Sıradanlığın Kötülüğü” ifadesi; Hannah ARENDT’in, Türkçe’ye “Kötülüğün Sıradanlığı” başlığıyla çevrilen, “Eichmann in Jerusalem A Report on the Banality of Evil” adlı kitabından mülhem… Orijinali rapor olan bu çalışmasında ARENDT; özelde, Nazi Almanya’sında, nihai aşamada soykırıma dönüşen Yahudi tehciri olayının organizatörü SS Subayı Yarbay Adolf Eichmann’ın, mağlubiyetle sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaş suçlularının yargılandığı Nürnberg Uluslararası Askeri Mahkemesi’nden ve kendisiyle ilgili verilebilecek “ölüm cezası”ndan kurtulabilmek maksadıyla göz altındayken firar edip saklandığı Arjantin, Buenos Aires’te, İsrail ajanları tarafından Mayıs 1960’ta yakalanarak, kaçırılıp, getirildiği Kudüs’te, İsrail mahkemelerinde yargılandığı dava safahatını; geneldeyse totalitarizm ideolojisinin Almanya’da nasıl olup da yeşerebildiğini, kimlerin sayesinde nasıl yol aldığını, iktidarını kimler sayesinde nasıl sürdürdüğünü ve mukadder akıbetinin ne olduğunu tahlil etmektedir.[1] Okumaya devam et →